Hormonlu rahim içi araç

Şu anda yaygın olarak kullanılan T şeklindeki bakırlı rahim içi araçların iki önemli yan etkisi adet kanamasının %50 oranında artması ve kasık ağrısıdır. Bu iki yan etkiden bir tanesi veya her ikisinin birlikte görülmesine bağlı olarak kadınların %20’si aracı tekrar çıkarmak zorunda kalmaktadır.

Hormonlu rahim içi araç bir 19-nortestosteron türevi olan levonorgestrel içermekte ve 20µg/gün levonorgestrel salgılamaktadır. Bu araçta T-şeklinde olup, etkisi 5 yıl boyunca devam etmektedir. Hormonlu rahim içi araç rahim iç tabakasını incelterek gebelik oluşumun önlemektedir. Ayrıca rahim içerisinde iltihabi reaksiyon ve lokal bağışıklık sisteminde değişikliklere neden olmakta ve spermin dölleme yeteneğine ulaşmasını önlemektedir. Araç takıldıktan sonra ilk 3 ay içerisinde kadınların %70-85’inde yumurtlama görülmezken, bu oran daha sonra %25-50’ye kadar düşmektedir. Yani esas etkinlik yumurtlamanın önlenmesi ile değil, rahim iç tabakasındaki değişikliklere bağlıdır. Bu kadınlarda kan östrojen düzeylerinde önemli bir değişiklik gözlenmemektedir.

Hormonlu rahim içi araçların en önemli avantajı adet miktarının ciddi ölçüde azalmasıdır. Bu yöntemle korunan kadınların %20-30’u yumurtlamaları devam etmekle birlikte hiç adet görmemektedir. Genel olarak adet kanaması %40-90 oranında azalmaktadır. Birinci yılın sonunda adet kanaması %90 oranında azalmaktadır. Ayrıca 1 yıl sonunda hastaların %50’si hiç adet görmemektedir. Adet kanamasının azalmasına bağlı olarak hastalarda kansızlık gibi yan etkiler çok daha az görülmektedir. Endometriozis adı verilen, adet sırasında ağrı ve adet dışında da ciddi düzeyde kasık ağrısına neden olan hastalıkta hormonlu rahim içi araç ağrı düzeyini ciddi ölçüde azaltmakta ve hastalığın ilerlemesini önlemektedir. Endometriozisli hastalarda adet kanamasının genellikle normalden fazla olması bu hastalarda hormonlu araçları iyi bir seçenek haline getirmektedir. Şu anda adet kanaması fazla olan ve çocuk istemeyen kadınlarda ilk tedavi seçeneği hormonlu spiral olarak kabul edilmektedir. Meme kanseri nedeniyle Tamoxifen tedavisi alan hastalarda rahimin korunması ve menopozda hormon tedavisi alan hastalarda östrojene ek olarak hormonlu spiral kullanılabilir. Bakırlı spirallerin rahim ve rahim ağzı kanseri riskini azalttığına dair bazı veriler bulunmakla birlikte, hormonlu spiraller konusunda henüz yeterli veri bulunmamaktadır.

Hormonlu spiral kullanımında gebelik oranı %0.2’dir. Bu oran bakırlı spiralde (TCu-380A) %0.5-0.8’dir.

En önemli yan etkisi ise ara kanamalarının görülmesidir. Pelvik enfeksiyon ve dış gebelik gibi riskler açısından bakırlı araçlarla arasında bir fark bulunmamaktadır. Kadınların %10’unde alet rahim kasılmaları ile dışarı atılmakta, %15’i kanama ve/veya ağrı nedeniyle aleti çıkarmak zorunda kalmakta ve %1.5’unda pelvik enfeksiyon görülebilmektedir. Ağrı özellikle ilk aylarda daha fazla olduğu için bu hastalarda non-steroid antiinflammatuvar adı verilen ağrı kesiciler kullanılabilir. Pelvik enfeksiyon oranı bakırlı spirallerin takılmasından sonraki ilk 20 gün içerisinde daha yüksek olup, bu daha çok varolan enfeksiyonun takılma sırasında yukarıya taşındığını düşündürmektedir. Yirmi günden sonra enfeksiyon oranı oldukça düşüktür. Enfeksiyon oranının azaltılması için takılmadan önce antibiyotik kullanılabilir. Hormonlu spirallerin enfeksiyon oranının azalttığına dair veriler bulunmaktadır. Dış gebelik oranı %0.2 olup, spiral kullanmayan hastalardan daha düşüktür. Ancak gebelik durumunda öncellikle hastanın dış gebelik açısından araştırılması gerekir. Hormonlu spirallerin diğer bir yan etkisi ise yumurtalıklarda kist oluşumunu artırmasıdır. Ancak bu kistler genellikle basit kistler olup-, tedavi gerektirmeden kendiliğinden kaybolurlar. Bütün spirallerde olduğu gibi hafif bir akıntıya neden olabilir.

Hormonlu spiraldeki progesteron hormonu nadiren tüylenme ve sivilcelenmeye nadir olabilir. Erkeklik hormonu benzeri etki gösteren bu hormonunun kan yağ dengesi üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığı bilinmemektedir, ancak önemli bir değişikliğe yol açmayacağı düşünülmektedir.

Hiç doğurmayan hastalarda da spiral kullanılabilir, ancak rahimin küçük olması dolayısı ile rahim kasılmasına bağlı kramplar görülebilir. Bu nedenle doğurmayan kadınlarda ilk seçenek olarak kabul edilmemektedir.

SONUÇ

1. Avantajlar
1. Daha az kanamaya neden olmaktadır
2. Adet sırasında ağrıyı azaltmaktadır
3. Endometrioziste ağrıyı azaltmakta ve hastalığın ilerlemesini önlemektedir
4. Meme kanseri nedeniyle Tamoxifen kullanan hastalarda rahimi korumaktadır
5. Menopozda hormon replasmanı için kullanılabilmektedir
6. Enfeksiyon oranını azaltmaktadır.
7. Gebelik oranı oldukça düşüktür



2. Dezavantajları
1. Adetin çok azalması veya hiç olmaması hastayı psikolojik olarak rahatsız edebilmektedir.
2. Karında şişlik, göğüslerde ağrı ve ruh halinde hafif çökkünlük gibi yan etkilere neden olabilmektedir
3. Nadiren tüylenme ve sivilce oluşumuna neden olabilmektedir
4. Kan yağ oranları ve dolayısı ile uzun dönemde kalp-damar hastalıkları üzerindeki etkisi bilinmemektedir